Terâzi

Yüce Allah (c.c.) tüm yaratılanlar için çiftlik ve zıtlık var etmiştir. Yâni her aşamada ve her şeyde bir terâzi ve iki kefe mevcuttur.

27 Kasım 2015 Cuma, 14:54
İlâhî Adâlet İlkeleri   

Sevap ve günahlarımızı gösterecek tartı bizim âhiret hayatımızın belirleyicisi olacaktır. Ancak o an gelinceye kadar dünya hayatımızın her anı hesaba çekilmeye muhtaçtır.

Kur’ân-ı Kerim çiftlik ve zıtlığı bize şöyle nakletmektedir:

 ”Ve Biz, her şeyden (zıttıyla kâim kılarak) çift yarattık. Umulur ki böylece siz düşünüp ders alasınız.” (Zâriyât, 49)

”Arzın yetiştirdiği her şeyden, onların nefislerinden ve bilmedikleri şeylerden çiftler (eşler) yaratan, O (Allah), Sübhan’dır (her şeyden münezzeh).” (Yâsîn, 36)

”Ondan erkek ve dişi olarak her iki cinsi yarattı.” (Kıyâme, 39)

”Orada (yeryüzünde) bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O (Allah)‘dur.” (Ra’d, 3)

Vücuttaki hücrelerin temel yapısı olan atomlar, eksi-artı yüklü bir kısım temel taşlardan müteşekkildirler. Yâni vücudunuz da bu kâidenin dışında değildir. Orada da artı-eksi değerler mevcuttur.

Kur’an da: ‘Sizin nefislerinizde bulunan şeyler de çifttir.’ ‘Siz, kadın-erkek olarak çift yaratıldığınız.’ ‘Daha bilmedikleri nice şeyleri de hep çift olarak yaratmıştır.’ denilmektedir.

Öyle ki, zerrelerden kürelere, oradan sistem ve galaksilere kadar her yerde ve her şeyde bu gerçeği görmek mümkündür. İnsanlar ve hayvanlar çift çift halk edilmiştir. Bitkilerin fıtratı da aynı şekildedir. Yüce Halik ve Bari, yarattığı her şeyde zıtlıklara yer vermiştir. İnsanoğlunun ruhu da karşıtlıkları ve zaafları bünyesinde taşımaktadır. Beşer,  kalıbı içerisinde bunlarla beraber hayatını idâme ettirmektedir. Yüce Allah (c.c.) insandaki zıtlıklarını onun ruhunda oluşturur. Bütün bu yaradılışla birlikte, yeryüzündeki Âdemoğlu, iyiyi, güzeli, kötü ve çirkinden ayıracak ve doğruyu bulacaktır.

İşte ruhumuzdaki en büyük karşıtlık iyilik ve kötülük kavramlarında kendisini göstermekte olup, daha sonra insanoğlu, günah ve sevap kavramları ile tanışmaktadır.

Demek ki, her noktada bir denklik ve her noktada bir terâzi vardır. Tek taraf yerine hep iki kefe karşımıza çıkmaktadır.

Yüce Yaratıcı buyuruyor ki:

”Kıyâmet günü için adâlet terâzileri kurarız O zaman hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan her işi, bir hardal tanesi kadar da olsa, adâlet terâzisine getiririz. Herkesin hesabını görmeye yeteriz.” [Enbiya, 47]

Âyeti Kerimede zikredilen terâziye ulaşmadan önce dünya yaşamının her aşamasında tartıyı ortaya getirip amellerimizi ölçmek gerekmektedir. Gece gelmeden gündüzü yaşarken tedbirini almamak, günahlarımızın konulacağı kefenin karşısındaki sevap gözünü denkleştirmemek bizi beklemediğimiz bir azaba dûçar edecektir.

Resûlullah (s.a.v): Eğer bir günah veya hata edersek, karşılığında bir iyilik, bir sevap işlememizi öğütlemektedir. Kâinatın Serveri, denkliğimizi korumamızı yâni terâzimizi elimizden hiç bırakmamamız gerektiğini ifâde etmektedir. Her günün sonunda kendini hesaba çekenin büyük gündeki terâziye hazırlıklı olacağı gerçeğini unutmamak lâzımdır.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz