MuhammedHikmet.com Dağlı Hafız
Tasavvuf, İslam ahlakı ile süslenmektir.

Kibir Nedir?

Kibir Nedir?

Kibir, başkalarından üstün olmadığı halde kendisini üstün görme ve üstün tutma hastalığıdır.Kibir haramdır ve kullardan sâdır olan büyük bir rezâlettir.

Günlük kolayca yapılabilen işleri aşağı görüp yapmamak (Çöp atmak, çarşıdan, pazardan öteberi alıp eve taşımak, yere düşen ekmek kırıntılarını toplayıp yemek, yoksullarla oturmak, amele, usta işlerini yapmak vs.) ve bu gibi işlerden kaçınmak veya sıkılmak kibirdir ve zâlimlerin ahlâkı cümlesindendir.  Fakat insanların çoğu bu gerçekleri bilmezler.

Kibir bâzen sâhibine de, gizli kalır. Hatta o kendisinin kibirden uzak olduğuna inanır.

Kibrin belirtileri;

1) Halkın kendisine saygı gösterip ayağa kalkmasını istemek ve bundan dolayı kendi nefsinde bir vicdan azâbı duymamak.

2) Sokaklarda yalnız yürümeyip, arkasında başkalarının kendisini takip etmelerini istemek.

Resûlullah (s.a.v), Bâki’ kabristanına doğru gidiyordu. ashâbından bir kısmı O’nu tâkip etmeye başladılar. Peygamber (a.s.) onlara öne geçmelerini emretti ve kendisi arkadan yürümeye koyuldu. Bunun sebebi sorulduğunda, buyurdu ki:
«Ben sizin ayakkabılarınızın sesini duydum da içime kibir düşer diye endişe ettim.»

3) Ziyâretinden kendisine veya başkasına bir hayır hâsıl olsa bile, başkasını ziyâret etmemek.

4) Yakınında başkasının oturmasını kabul etmemek, ancak etrafından uzakta oturmalarına râzı olmak.

5) Hastaların ve malûllerin bulunduğu meclise girmekten çekinmek.
6) Evinde iş yapmak istememek.

7) Evine öte-beri taşımamak.

8 ) Kalitesi düşük elbise giymekten kaçınmak.

Peygamber (a.s.) buyurdular ki: «Eski ve yamalı elbise giyinmek imandandır.»

9) Fakirin dâvetini kabul etmemek, zengin ve şeref sâhibi olanlarınkini kabul etmek.

10) Çarşıdan önemsiz şeyleri satın almaktan sıkılıp kaçınmak. Böyle şeylerle uğraşmayı hor görmek.
11) Arkadaş ve emsallerinin otururken veya yürürken öne geçmelerinin kabullenememek.

12) Münazara ederken gerçeği kabul etmemek, hatasını kabul edip, özür dilememek.

13) Arkadaşlarını küçümsediği ve hakir gördüğü için onların sözlerine değer vermemek.

 

Resûlallah (s.a.v) buyurdu ki: « Sizden evvelkilerden bir adam kibrinden eteğini (yerden) çekerken yer yarılıp batıyor ve (o kişi) kıyâmete kadar (bata bata) çırpınıp duracaktır.»

Sahâbeden Cübeyr (r.a.) demiş ki: « Halk benim hakkımda kibirli diyor. Halbuki ben eşeğe bindim ve derviş hırkası giyindim, keçi sağdım.»

Peygamber (a.s.) da: « Kim bunları yaparsa, onda kibirden bir şey (eser) yoktur,» buyurmuştur.

 

Kibrin yedi sebebi vardır: 1- İlim 2- İbâdet 3- Nesep (soy, sop) 4- Güzellik 5- Kuvvet 6- Mal 7- Tâbi olunmalar (peşinden gelenler)

Bunlar bilgisizliğe dayandığı için sebep olarak gösteril-miştir. Aslında bunlar tamamen sebepler ve gerektirici illetler değillerdir. Bunların sebebiyetleri, hakîkatte bilgisizliktir. Bilgisizliği yâni, cehâleti ilimle gidermek lâzımdır.

 

Nemrut, göklerin tanrısıyla savaşmaya azmetmişti. Firavun da, «Ben sizin en yüce Rabbinizim» demişti.

Bâzı kâfirler, «Resûl olarak gönderilen bu mudur?». «Şu Kur’an Mekke ve Medine’den büyük bir şahsın üzerine inseydi ya!» demişlerdir.

 

Allah ile çekişmek ve emir ve yasaklarında O’na muhalefet etmektir. İblis de, «Çamurdan yarattığın kimseye secde mi ederim? Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu da çamurdan yarattın» demek suretiyle kibrini göstermiştir.

 

Yüce Allah «Yeryüzünde haksızlıkla kibirlenenleri âyetlerimi (idrak) den çevireceğim.» (A’raf sûresi, 146. âyet)

«İşte böylece Allah, bütün kibirli ve haddini aşanların kalbini mühürler.» Buyurmaktadır.