Abdurrahman Sâmî Efendi (k.s)

Abdurrahman Sâmî Efendi 5 Mart 1879 (12 Rebiülevvel 1296)`da Manisa’da (o zamanki ismiyle Saruhan) dünyaya teşrif buyurmuşlardır.

26 Kasım 2015 Perşembe, 13:13
Abdurrahman Sâmî Efendi (k.s)

Haremeyn Valilerinden olan babası Âsım Efendi Sâmî ismini koymuşlarsa da Manisa’nın isimsiz kahramanlarından Çöplü Dede “Abdurrahman” isminin verilmesini de istemişler; böylece ismi Abdurrahman Sâmî olmuştu…
r. Niyâzî ise kendisine aldığı mahlastır.

İlk tahsiline memleketinde başlayan Sâmî Efendinin baba tarafından Hz. Ömer’in soyundan olduğunu devrin Uşşâkî Şeyhlerinden “Sefîne-i Evliyâ”nın müellifi Hüseyin Vassaf Efendi nakleder. Tahsiline daha sonra Fatih Çifteayak Bahr-ı Sefid Medresesinde devam eden Abdurrahman Sâmî Efendi, zamanın allamesi Hüseyin Necmeddin Pürzetî Efendi’den icazet alarak mezun olur. Tasavvufta ilk yolculuğuna Halvetî- Uşşâkî şubesinden başlar ve Gelibolu’da Şeyh Ahmed Şucâeddin Efendi’ye intisap eder. Manevi bir işaretle gittiği Gelibolu’da manada kendisine gösterilen şeyhine ilahi bir aşkla bağlanır ve Gelibolu’da halvete girer. Kısa sürede sülûkunu ikmal eden Abdurrahman Sâmî Efendi; icâzet alır ve Kasımpaşa’da Yahya Kethüda Dergahı Postnişinliğine tayin edilir. Ancak buradan aldığı maaşı kendisine harcamaz ve şeyhi Şucâeddin Baba’ya gönderir. Kendi geçimini ise elinin emeği ile karşılar.
Abdurrahman Sâmî Efendi aynı zamanda kimyagerdir ve misk imal edip kazancını buradan temin eder. Kimya üzerine yazılmış ancak basılmamış bir eseri de mevcuttur. Arapça ve Farsça’ya şiir yazacak derece de vakıftır. Nitekim bu dillerde yazılmış şiirleri kendi divanında mevcuttur. Osmanlı Medreselerinde okutulan Kafiye isimli kitaba bir şerh yazması da Arapça’ya olan vukufiyetini göstermektedir. Abdurrahman Sami Efendini bir diğer özelliği ise pek çok tarikattan mücâz oluşudur. (bkz. EK1) Bu hususta kendi dîvânında yer alan bir şiirde müntesibi olduğu tarîkatlari şöyle zikreder :

Didemiz giryan sinemiz suzan
Ruhumuz hayran Halvetileriz
Cismimiz büryan derdimiz derman
Aşkımız burhan Celvetileriz
Sırr ile seyran şevk ile devran
Ederiz her an Kadirileriz
Mahremiz zare bülbülüz yare
Harız ağyare Rufaileriz
Bizdedir halvet yar ile ülfet
Bulmuşuz vuslat Dussukileriz
Zikrimiz esma fikrimiz müsemma
Seyrimiz ev edna Bedevileriz
Hakkı çün bulduk nur ile dolduk
Aşkla yoğrulduk Şazelileriz
Ölmeden öldük sonra dirildik
Uçmağa girdik Mevlevileriz
Hayy-i bakiyiz dost müştakıyız
Aşka sakiyiz Nakşileriz biz
Bizdedir adem İse’bni Meryem
Hem ism-i Azam Bayramileriz
Oniki seyran ideriz her an
Manada sultan Vafaileriz
Aşık-ı canan mahrem-i irfan
Fakr ile pinhan Bektaşileriz
Vahdete vakıf kesreti sarif
Kenz-I maarif Şabanileriz
Sâmî ko halkı ara bul Hakk’ı
Yoludur aşkı Uşşâkîleriz

Ancak asıl irşadını Halvetiyyenin bir şubesi olan Hasan Hüsâmeddîn Uşşâkî Hazretlerinin usulune göre yapar. Zor günlerde bile darb-ı esma meclislerini kapatmaz. Camilerde yatsı namazından sonra el ayak çekildikten sonra zikir meclislerine devam eder. Kendisine korkup korkmadığı sorulduğunda, “Bize bu vazifeyi şahıslar vermediler ki şahıslar istedi diye terk edelim” der. Tefsirden hadise, akaidden edebiyata kadar pek çok eseri olan Sâmî Efendinin en önemli eserlerinden birisi de “Evradü’l Mukarrabîn” adını verdiği ve haftanın her günü için hususi olarak tanzim ettiği evrâdıdır.

Tekkelerin ilgasından sonra Abdurrahman Sâmî Efendi için zor günler başlamıştır. Yaşının genç olması, başta İstanbul ve Ege olmak üzere bağlılarının ve sevenlerinin çokluğu Şeyh Sâmî Efendinin takibi için yeterli bir sebep olarak görülmüştür. Menemen hadisesinde serhalîfesi Bekir Sıdkı Visâlî ile beraber tutuklanırlar. Altı ay hapisten sonra beraat etmelerine rağmen artık bir kere yaftalanmışladır. Hem Şeyh Sâmî Efendi hem de Bekir Sıdkı Efendi hayatlarının sonuna kadar takip altında tutulacaklardır. Osmanlı dersiamı olması hasebiyle kayd-ı hayat şartıyla vaizlik yapabilmek hakkı varken, bu hakkı da gasbedilir. 1934 yılında İstanbul’da dar-ı bekâya intikal etmiştir. Kabr-i şerîfi Edirnekapı Şehitliğinde Mısır Tarlası olarak isimlendirilen bölümdedir. Ardında sayısız gözüyaşlı seven ve gün yüzüne çıkartılmayı bekleyen onlarca eser bırakır(bkz. Ek2).

Allah şefaatlerine nail eylesin.

Bu vesîle ile bu büyük velînin vuslatına Mehmet Demirhan Bey tarafından düşürülen bir tarihi teberrüken buraya kaydediyoruz..
Sâdiyâ, sırrından Sübhân çıktı
“Abdurrahman Sâmî Saruhânî”
1353

EK1 : Abdurrahman Sami Efendi’nin icazet aldığı turuk-ı aliyye ve icazet veren meşayih-i kiram hazeratı:

1-Nakşibendiyyenin Mehmed Can Kolu : Hisar Şeyhi Mehmed Nurullah Efendiden
2-Nakşibendiyyenin Halidiyye Kolu :Eyüp’de Saferullah Efendi’den
3-Kadiriyyenin Karibullah Kolu : Mısır şeyhlerinden Ebu’l Envar Feyzüddin Efendi’nin halifesi Şeyh Hilmi Efendi’den
4-Kadiriyye’nin Muhyiddin ibn Arabi Kolu : Şeyh Hayrullah Efendi’den
5-Sadiyye : Edirneli İsmail Rüşdü Efendi’den
6-Şabaniyye : İzmirli Şeyh Ahmed Efendi’den
7-Rufaiyye ve Bedeviyye : İzmirli Şeyh Mustafa Hilmi Efendi’den
8-Gülşeniyye : Edirneli Şeyh Şerafeddin Efendi’den
9-Şazeliyye : Şeyh Hayrullah Efendi’den
10-Dussukiyye: Şeyh Abdurrahman Kalenderi’den
11-Mevleviyye : Manisada medfun merhum İshak Çelebi’nin ruhaniyyetlerinden
12-Halvetiyye’nin Uşşaki Kolu : Gelibolulu Ahmed Şücaeddin Efendi’den

EK 2 : ESERLERİ
A-YAZMALAR

1:Sırr-ı Tevhid : Kitap müridlerine hitaben yazılmıştır.
2:Tefsirul-Kuran Tenvirül-Beyan : Dili Türkçedir,genel olarak muhteviyatı,birinci mukaddimede ,sure ve ayetin tarifleri yapılmıştır.İkinci mukaddimede tefsir ile tevil ıstılahları arasındaki farklar dile getirilmiştir.Üçüncü mukaddimede tefsir ilminin konusu,faydası ve gayesi işlenmiştir.
3:Hadis-i Erbain : Dörd babdan müteşekkil kırk hadis derlemesidir.Birinci bab,ezel ile ilgili hadisler,beş hadisden ibarettir.İkinci bab,dünya hayatında ibadetlerle ilgili hadisler,onaltı hadisden ibarettir.Üçüncü bab,dünya hayatında muamelatla ilgili hadisler,onhadsiden ibarettir.Dördüncü bab,La yezal ile alakalı hadisler,dokuz hadistir.
4:Tevcihül-Ayatil-Muhtelefiz-Zahir : Kuranda zahiren birbirleriyle çelişen ayetlerin nasıl anlaşılması gerektiğini açıklamakta ve gerçekte Kuran ayetleri arasında bir ihtilafın olmadığını göstermektedir.
5:Düstur-i Bedi : İki fasıldan ibarettir,Tevcihül-Ayatil-Muhtelifiz-Zahir adlı eserinin biraz daha hacimlisidir.
6:Sırril-Kadir fi ilmil-İksir : Kimya ilmi ile ilgili bir eserdir.Bu eserde kimya ilmi islami bir açıdan incelenmiştir.
7:Kenzül-Aşıkin : Hz.Peygamberin hadislerini manzum bir şekilde açıklar.
8:Şerhul-Emali : Kelam ile ilgili 32 varaklık kısa bir risaledir.
9:Şerhul-Kafiye:İbn Hacib’in “Kafiye”sinin şerhidir.Nahivle alakalıdır.
10:Fatiha Suresi Tefsiri.
B:MATBU ESERLER

1:Miyarul-Evliya : Kitab dört ana babdan oluşur.Birinci bab,şeriatla alakalıdır.İkici bab,tarikatla alakalıdır.Üçüncü bab,hakikat hakkında olup tasavvuf ve sufiyye istılahlarının tarif ve açıklamalarını içermektedir.Dördüncü bab,Marifetullahı avam,havas ve hassul-havasa göre açıklamaktadır.
2:Divan-ı Sami : Genel olarak,ilahi aşk,peygamber sevgisi,dervişlerin özellikleri,zühd ve tasavvuf büyükleri ile Kerbela hadisesi gibi konular işlenmiştir.1980 yılında Şahinler Vakfı tarafından bastırılmıştır.
3:Müntehabat-ı Samiyye : Muhtelif konularda derleme bir kitaptır.
4:Evradül-Mukarrabin : Dili arapça olup 93 sayfadır.Kitap Cuma gününden başlamak üzere haftanın yedi gününde müridlerce okunacak vird,dua ve salavat-ı şerifeleri ihtiva etmektedir.
5:El-Mesleküs-Samiyye fi sülükin-Nakşiyyetil-Behaiyye vel-Halvetiyyetil-Hüsamiyye : Nakşi ve Halveti tarikatlarına göre sülukta başlangıçtan itibaren nefsin katettiği makamlar ile bu makamların anahtarları,ayet ve hadislerle anlatılmıştır.
6:Şerh-i Esrar-i Esmail-Hüsna : Esma-i Hüsnanın kısaca manaları,kulun bu isimlerden alması gereken hisse,esma-i hüsnanın şifa olduğu hastalıklar anlatılmaktadır.
7:Bina-yı İslam : “İslam beş şey üzerine bina edilmiştir” hadisinden yola çıkarak islamın beş rüknü tafsilatlıca incelenmiştir.
8:Hediyyetül-Aşıkin : Dörd babdan müteşekkil 36 sayfalık bir eserdir.Birinci babda,iman islam ve ehl-i sünnetin itikadı incelenmiştir.İkinci babda,islamın beş rüknü tasavvufi bir üslübla açıklanmış,bu rükünleri yerine getirmeme durumunda insanın karşılaşacağı cezalar belirtilmiştir.Üçüncü babda,ahlakın menşei,tarifi ve çeşitleri incelenmiştir.Dördüncü babda,şeriat,tarikat,feyiz,marifet,zikrullahın fazileti,mürşid-i kamilin alametleri,evlilikte karşılıklı hak ve hukuktan bahseder.
9:Tuhfetül-Uşşakiyye : Abdullah Salahaddin Uşşaki’nin eseri olup,Abdurrahman Sâmî Efendi tarafından tercüme edilmiştir.

Abdurrahman Sami Efendi’nin eserleri bunlarla sınırlı değildir. “Evrad-ı Mukarrebin” isimli eserinin kapağında eserlerinin bir listesi verilmiştir.Buna göre elimize ulaşmayan eserleri şunlardır:

1:Şerh-i Nuniyye ed-Dürretül-Meknuniyye : Akaidle alakalı.
2:Kenzül-arifin : Tasavvufla alakalı.
3:Risale-i Hürriyyet.
4:Mihveril-ulum.
5:El-Mecalisüs-Samiyye.
6:Cevamiul-Kelim.
7:Zübdetül-ulumül-Arabiyye.
8:Name-i Muharrem.
9:Medaricüs-Salikin ve mearicül-Vasilin
kaynak:

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz